Hüseyin Karadeniz
  1. Haberler
  2. SAYININ GÜCÜ YETMEZ, İRADENİN GÜCÜ GEREKİR

SAYININ GÜCÜ YETMEZ, İRADENİN GÜCÜ GEREKİR

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Milattan önce de milattan sonra da toplumların kaderini belirleyen en önemli unsur yalnızca nüfusları değil; o nüfusu ortak bir hedef etrafında buluşturabilen iradeleri olmuştur.

Gazetecilik mesleğine adım atmadan önce de bugün de en çok duyduğum cümlelerden biri değişmedi: “Kastamonuluların siyasette yeterince etkili temsilcisi yok.” Bu serzeniş, neredeyse her kürsüde, her mikrofonda ve her sohbetin bir köşesinde dile getirilen ortak bir siteme dönüştü.

Kastamonulu olmak adeta güçlü bir potansiyelin içinde, temsil bakımından eksik kalmanın kaderi gibi anlatıldı. Oysa mesele hiçbir zaman insan sayımız değildi. Çünkü bu ülkenin dört bir yanında, özellikle İstanbul’da, üretimiyle, çalışkanlığıyla ve dürüstlüğüyle öne çıkan yüz binlerce Kastamonulu var. Eksik olan; bu gücü ortak bir hedefe yöneltebilmekti.

Merhum Başbakan Bülent Ecevit’in hafızalara kazınan sözü bugün hâlâ anlamını koruyor: “Sayısal üstünlüğümüz yok ama siyasal üstünlüğümüz var.” Biz Kastamonulular ise uzun yıllardır bunun tam tersini yaşadık. Sayımız vardı; fakat bu sayıyı siyasal etkiye dönüştürecek ortak refleksi oluşturmakta zorlandık. Kalabalık olduk ama aynı istikamete yürüyemedik.

Bugün ise tarih bize yeni bir fırsat sunuyor. İstanbul’da önemli bir sorumluluk üstlenen Abdullah Özdemir, yalnızca siyasi kimliğiyle değil, dijital iletişim gücüyle de yeni dönemin siyaset anlayışını temsil ediyor.

Sosyal medya hesaplarındaki yüz binlerce takipçi, yalnızca bir rakam değil; toplumla kurulan güçlü iletişimin göstergesidir.

Abdullah Özdemir ile birlikte, Mustafa Candaroğlu, Muzaffer Bıyık ve Özkan Çetinkaya içinde aynı cümleleri kurmak ve söylemek mümkün.

Peki biz neredeyiz?

Hepimizin cebinde bir telefon, elimizin altında sosyal medya hesapları var. Yıllardır “İstanbul’da bir milyondan fazla Kastamonulu yaşıyor” diye övünürken, ortak değerlerimize sahip çıkma noktasında aynı hassasiyeti gösterebiliyor muyuz? Destek vermek, takip etmek, yapılan çalışmaları görünür kılmak artık yalnızca bir beğeni mesafesinde.

Unutmamak gerekir ki, siyaset yalnızca sandıkta değil; fikirde, iletişimde ve dayanışmada da güç kazanır. Temsil, ancak toplum sahip çıktığında büyür. Birlik ruhu olmadan sayılar istatistikten öteye geçemez.

Belki de artık “Neden temsil edilmiyoruz?” sorusunu sormaktan önce, “Temsil edilen değerlerimize ne kadar sahip çıkıyoruz?” sorusunu kendimize yöneltmenin zamanıdır.

Çünkü tarih, fırsatları değerlendiren toplumları yazar; seyredenleri değil.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

İstamonu ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!