Bugün sahada en çok konuşulanlar belli:
“Masa parası var mı, yok mu?” “%50 mi, %60 mı, %70 mi, %80 mi, %90 mı?”
Oranlar konuşuluyor…
Ama sistem çoğu zaman geri planda kalıyor.
Sektöre yeni giren birçok meslektaşımız; kısa bir başlangıç eğitimi sonrası “Artık sen yaparsın” denilerek sahaya bırakılıyor. Sonrası çoğu zaman yalnızlık, motivasyon kaybı ve ne yazık ki kopuş.
Bir diğer gerçek: Bazı yapılarda aynı isimler sürekli öne çıkıyor.
Aynı danışmanlar her ay ciro birincisi, aynı sahneler, aynı ödüller…
Dışarıdan bakıldığında şu soru çok doğal: “Bu başarı sistem mi, yoksa kişiye özel mi?” Ödül geceleri, organizasyonlar… Simokinler, abiyeler, 5 yıldızlı oteller…
Motivasyon için değerli olabilir.
Ama işin arka planında; kredi kartlarıyla ödenen katılımlar, ciro baskısı, portföy alma yarışı varsa bu süreç amacından sapar.
Ve sonra şu algı oluşur: “O ofis iyi, burada oran yüksek…”
“Orada ilan parası yok, burada var…”
Ama günün sonunda asıl soru hep aynı kalır: istem gerçekten çalışıyor mu?
*****
Danışman gözünden: Adalet yoksa motivasyon yok. Eşit fırsat yoksa sürdürülebilir başarı yok.
Broker gözünden: Ekip yönetmek zordur. Ama asıl fark; sistemi kişilere göre değil, kişileri sistemle büyütmektir.
*****
Network mü, Franchise mı?
1 iken 2 olabilmek mi, yoksa sadece oran mı?
Bizim cevabımız net: Mesele oran değil…
Doğru sistem, doğru ekip, doğru adalet.
Bir ofisi güçlü yapan;
✔ Herkesin kazanabildiği yapı
✔ Şeffaf kriterler
✔ Gerçek eğitim ve mentorluk
✔ Dedikodudan uzak, net bir duruş
*****
6 yıldır sahadayız…
Gözlemliyoruz, öğreniyoruz, gelişiyoruz.
Düzeleceğiz.
Nice 6 yıllar bize neler gösterecek, hep birlikte göreceğiz.
“Kurumsal aç” diyenleri de duyuyoruz…
Ama biz acele etmiyoruz.
Doğru yapı ile 1’i 2 yapmanın peşindeyiz.

