Şantiye görmemiş mühendis değiliz biz.
Tozun, gürültünün, güneş altında terin ne demek olduğunu biliriz.
Bir çizginin kâğıttan çıkıp hayata karışmasının ne kadar zor olduğunu da…
Bulunduğumuz yer neresi olursa olsun, oraya bir değer bırakmanın asli sorumluluğumuz olduğuna inanırız.
Çünkü bazı insanlar sadece iş yapar; bazıları ise bulunduğu yere iz bırakır.
Eleştiri mi olur? Elbette olur.
İnsan olan yerde fikir de olur, itiraz da olur, memnuniyetsizlik de…
Biz, yapıcı olan her söze “baş üstüne” demeyi biliriz.
Uzlaşıdan kaçmayız.
Çünkü biliriz ki mesele haklı çıkmak değil, ortaya çıkan işi daha doğru hale getirmektir.
Ama malzemesi insan olan her işte, herkesi memnun etmek mümkün değildir. Bazen yaptığınız değil, varlığınız batar göze. Bazen doğrularınız rahatsız eder. Kimi zaman emeğiniz görülmez, kimi zaman sessizliğiniz yanlış anlaşılır.
Zoruna gidersiniz insanların…
Göze batarsınız.
Sebebi olmaz bazen.
Başı yoktur, sonu yoktur.
Fakat yine de işinizi yaparsınız.
Çünkü biliriz:
Gerçek emek, alkışla değil; sorumlulukla ayakta durur.
Ve bazı insanlar, takdir edilse de edilmese de her alanda bulunduğu yere değer katmaya devam eder.
Bazıları konuşur, bazıları iz bırakır.
Biz tercihimizi çoktan yaptık
Selam ve dua ile

