Hüseyin Karadeniz
  1. Haberler
  2. GÖRÜNTÜ VAR, SES YOK

GÖRÜNTÜ VAR, SES YOK

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gazeteciliğe başladığım günden bu yana, yaklaşık 18 yıldır Kastamonu Kalkınma Vakfı’nın adını duyarım.

Adı iddialıdır; içinde “kalkınma” kelimesi geçer. Bu nedenle insan ister istemez merak ediyor: Bu vakıf yıllardır hangi kalkınma hamlesinin öncüsü oldu? Hangi büyük projenin fikri mutfağında yer aldı? Kastamonu’nun geleceğine ilişkin hangi stratejik önerileri ortaya koydu? Hangi sorunun çözümünde belirleyici rol üstlendi?

Doğrusu, bunca yılın ardından bu sorulara somut cevaplar vermekte zorlanıyorum.

Toplantılar yapılıyor, heyetler toplanıyor, değerlendirmeler gerçekleştiriliyor. Fotoğraflar var, protokol var, kürsüler var. Ancak ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında kamuoyunun hafızasında yer eden bir kalkınma hikâyesi görmek pek mümkün olmuyor.

Adeta bir asamble… Görüntü var, ses yok.

Son toplantının gündeminde yine demiryolu vardı. Elbette demiryolu önemlidir. Ulaşım yatırımları bir şehrin ekonomik kaderini değiştirebilir. Ancak burada asıl sorulması gereken soru şudur:

Yıllardır konuştuğumuz demiryolu konusunda bugüne kadar hangi girişimler yapıldı?

Son 10 yılda, son 15 yılda hangi bakanlık ziyaretleri gerçekleştirildi?

Hangi fizibilite çalışmaları hazırlandı?

Hangi proje dosyaları oluşturuldu?

Hangi siyasi ve bürokratik temaslar kuruldu?

Çünkü bugün gelinen noktada, 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’nda Türkiye’nin toplam demiryolu ağının 28 bin 590 kilometreye çıkarılması hedeflenirken Kastamonu yine tabloda görünmüyor.

Yüksek Hızlı Tren ağının 52 ili kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor; Kastamonu yine listede yok.

Biz ise hâlâ neden olmadığını konuşuyoruz.

Oysa mesele yalnızca demiryolu da değil.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk nüfus sayımının yapıldığı 1927 yılında ülke nüfusu yaklaşık 13 milyondu. Bugün ise 86 milyonu aşmış durumda. Türkiye yaklaşık yedi kat büyüdü.

Aynı dönemde Kastamonu’nun nüfusu 340 bin civarındaydı. Aradan geçen yaklaşık bir asra rağmen bugün nüfus yalnızca 370 bin seviyelerinde.

99 yılda sadece 30 bin kişilik artış…

Bu tablo karşısında Türkiye’nin en yaşlı nüfuslarından birine sahip olmak da, ekonomik göstergelerde geride kalmak da şaşırtıcı değildir.

Daha çarpıcı olan ise şudur:

1927 yılında Kastamonu’nun nüfusu; Kayseri, Gaziantep, Samsun, Trabzon, Tekirdağ, Aydın, Muğla, Ordu, Tokat ve Sivas gibi birçok ilden daha yüksekti.

Bugün ise o şehirlerin her biri üretimde, sanayide, ihracatta, ulaştırmada ve nüfus artışında Kastamonu’nun çok önünde bulunuyor.

Demek ki mesele yalnızca coğrafya değil.

Mesele vizyon.

Mesele planlama.

Mesele takip.

Mesele sonuç üretebilmek.

Karadeniz Sahil Yolu bunun en somut örneklerinden biridir. Artvin’in Sarp Sınır Kapısı’ndan başlayan ve batıda Sakarya’ya kadar uzanan bu dev ulaşım koridoru Karadeniz’in ekonomik yapısını değiştiren projelerden biri oldu.

Peki Kastamonu bu hikâyenin neresinde?

İstanbul’dan Bartın’a kadar gelen, doğudan Sinop’un Türkeli ilçesine kadar ulaşan bu sahil yolu, Cide ile Çatalzeytin arasındaki yaklaşık 103 kilometrelik hatta neden yıllardır tamamlanamadı?

Bu sorunun cevabı da hâlâ net değil.

Öte yandan köy yolları gerçeği önümüzde duruyor.

Yaklaşık 9 bin 360 kilometrelik köy yolu ağının yalnızca 3 bin kilometrelik kısmı BSK asfalt standardında. Geriye kalan binlerce kilometrelik bölüm hâlâ farklı standartlarda hizmet veriyor.

Yılda ortalama 200 kilometre yol yapabilen bir performansla hareket edildiğinde mevcut ihtiyacın tamamlanmasının onlarca yıl süreceği ortada.

Demiryolunu 2053’te konuşurken, bazı temel altyapı meselelerinin dahi ancak 2050’lerde tamamlanabilecek olması düşündürücüdür.

Bugün Kastamonu’nun temel problemi ulaşım eksikliği kadar nüfus kaybıdır; nüfus kaybı kadar yatırım eksikliğidir, yatırım eksikliği kadar da ortak hedef etrafında birleşememesidir.

Şehrin artık yeni toplantılardan çok yeni sonuçlara ihtiyacı var.

Yeni fotoğraflardan çok yeni projelere…

Yeni temennilerden çok somut takvimlere…

Yeni söylemlerden çok ölçülebilir başarılara…

Çünkü bir şehrin geleceği kürsülerde kurulan cümlelerle değil, sahada ortaya konulan icraatlarla şekillenir.

Bir şehrin kaderi, yıllarca konuşulan projelerle değil, tamamlanan projelerle değişir. Kastamonu’nun artık yeni vaatlere değil, sonuç veren iradeye ihtiyacı var. Çünkü geçen her yıl yalnızca zamanı değil, nüfusu, yatırımı ve geleceği de alıp götürüyor.

Kalın sağlıcakla…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

İstamonu ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!