İSTAMONU’nun 15. yılı vesilesiyle, ülkemizin dört bir yanından gelen o güzel tebrik mesajları…
Her biri ayrı bir duygu, ayrı bir hatıra taşıyordu. Satırlara sinen samimiyeti, kelimelerin arasına saklanmış iyi niyeti büyük bir dikkat ve memnuniyetle okuduk.
Zaman dediğimiz şey, çoğu zaman fark ettirmeden akıp gider. Ancak bazı anlar vardır ki geriye dönüp baktığınızda, aslında ne kadar uzun ve anlamlı bir yol yürüdüğünüzü fark edersiniz.
İşte gelen her mesaj, bize tam da bunu hatırlattı: Bu yolculuk sıradan değil; emekle, sabırla ve yürekle örülmüş bir hikâyedir.
Bu süreçte yanımızda olan, varlığıyla güç veren tüm dostlara; çeşitli sebeplerle aramızda bulunamasa da gönlü bizimle olan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Çünkü biliyoruz ki, bu hikâyede herkesin bir izi var. Kimi zaman görünür, kimi zaman sessiz ama mutlaka hissedilen bir katkı…
On beş yıllık bu serüvende, belki çoğu zaman fark edilmeden ama içtenlikle verilen emekler birikti, çoğaldı ve bugünlere ulaştı. Karşılıklı hakkımız geçti; ben kendi adıma helal ediyorum, sizlerden de helallik diliyorum.
Zira bu yolculuk sadece güzel günlerin hatırasıyla değil, zorlukların gölgesinde verilen mücadeleyle anlam kazandı.
Bizler bu noktaya ne imkânların bolluğuyla ne de rahatın konforuyla ulaştık.
Aksine, çoğu zaman yoklukla sınandık, güçlüklerle yoğrulduk. Ama her şeye rağmen inancımızı kaybetmedik.
Az sayıda ama yüreği büyük insanların, hemşerilerimizin katkılarıyla bugünlere geldik. Bu yüzden her eksiklik daha derin hissedildi, her yokluk daha çok dikkat çekti. Çünkü biz bu hikâyeyi kalabalıkların değil, inananların omuzlarında büyüttük.
Bugün geriye dönüp baktığımda gördüğüm şey; sadece geçen yıllar değil… Dayanışmanın, emeğin ve samimiyetin iç içe geçtiği, kıymetli bir yol hikâyesidir.
Bu hikâyeye omuz veren, katkı sunan, dualarıyla destek olan herkese gönülden teşekkür ediyorum.

