featured
  1. Haberler
  2. KÖŞE BUCAK KASTAMONU
  3. Kardelenler İçindeki Eşsiz Cennet

Kardelenler İçindeki Eşsiz Cennet

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Köşe Bucak Kastamonu’nun bu haftaki durağı; Kardelenler içindeki cennet Şenpazar…

Şenpazar’ın adının “Şarap”tan türediği doğru mudur, yoksa rivayetten mi ibarettir bilinmez ama Şenpazar’ı gören herkesin gördüğü güzellik karşısında büyülenip sarhoş olduğu bir gerçektir.
2 kelimelik Şen-pazar; ilk kelimesinin hakkını tabiatıyla, insanıyla, coşkusuyla fazlasıyla vermiş, ancak ve maalesef bir türlü son kelimede ki “Pazar” olamamıştır ekonomik anlamda.
Denize bu kadar yakın olup dalga sesine o denli hasret duyan Şenpazar, iklimi gibi ılıman insanların sevgi yatağı, Harb-i İstikal kahramanlarının mertlik otağıdır.
Kıvrılan yolların sonundaki vuslat, çok az insan haberdar varlığından heyhat.

Şenpazar’ı tanıyalım
Kastamonu’nun 19 ilçesinden biri olan Şenpazar, il merkezinin kuzeybatısında yer alır. İlçe, Kuzeyde Cide, Güneyde Azdavay, Kuzeydoğuda Doğanyurt ilçeleri ile komşudur. Batı Karadeniz bölümünün kıyısından yükselmeye başlayan ve deniz kıyısına uzanan İsfendiyar (Küre) Dağları ilçenin deniz şeridiyle arasında blok olmuştur. Denizden yüksekliği 335 metredir.
1974 yılında Belediye teşkilatı kurulan, Cide’ye bağlı bir nahiye olan Şenpazar 1987 yılının Mayıs ayında ilçe statüsü kazanmıştır. İlçeye bağlı 7 mahalle, 23 köy mevcuttur. 1.944’ü ilçe merkezi ve merkeze bağlı mahallelerde olmak üzere, köylerle birlikte toplam nüfusu 5.669’dur. Kastamonu’ya 97, Başkent’e 380, İstanbul’a 540 kilometre mesafededir. 4 yıldan beri her yaz Şenpazar Kardeleni ve Kültür Festivali yapılarak sıla-gurbet buluşması gerçekleştirilmektedir. Ekim ayında (2012) vizyona girecek olan, Adana Altın Koza Film Festivali’nde 5 dalda birden ödül kazanan “Gözetleme Kulesi” filminin bir bölümü Şenpazar’da çekilmiştir.

Tarihçesi
Şenpazar’ın yerleşim yeri olarak ne zamandan beri kullanıldığına dair kesin bir bilgi olmamakla birlikte, halk arasında söylenegelen değişik rivayetler bulunmaktadır. İşte bu rivayetlerin bir kısmından ve çevrede bulunan kerpiç yapı ve mezarlık kalıntılarından hareketle Şenpazar’ın Bizans dönemine uzandığı fikri ağır basmaktadır.
Rivayetlerin birine göre, çok eski dönemlerde bugün Kuztekke olarak bilinen mahallede, Tekkeşin adında Şeyhlerin bir araya geldiği bir Tekke varmış. Bu sebeple bu Tekke’nin bulunduğu yere Tekke Mahallesi denilmiş. Buraya güneşe kapalı veya gölge kalan taraf manasına gelen ‘Kuz’ eklenerek Kuztekke adı konulmuş. İlçenin merkezi bu köyden gelmektedir.

İsminin öyküsü

Bir rivayete göre ise, Candaroğulları zamanında Buhara’dan Şir Ali Bani adında bir Şeyh göç ederek Tekke adi verilen mahalleye yerleşmiştir. Bu köyün bu tarihten itibaren Şeyh Şir Ali Bani ve beraberindekiler tarafından kurulduğu ve nüfusunun da bunlardan türediği söylenmektedir. İşte Şeyh Şir Ali Bani’nin isminden hareketle bugün ilçe merkezi olan ve o gün Tekke Köyü’nün bir mahallesini oluşturan yere Şeyh Şir Ali Bani’nin şehri veya şehir kuran manasına gelen ‘Şehribani’ ismi verilmiştir. Daha sonra Şehribani isminin halk arasinda ‘Şarabana’ olarak telaffuz edildiği ve 1948–1950 yilları arasında İl Genel Meclisi tarafından ‘Şarbana’ olarak belirlendiği bilinmektedir.
Yine halk arasındaki diğer bir söylentiye göre, bu bölgenin eskiden üzüm bağları ile kaplı olduğu, Şenpazar ilçe merkezinin kurulu olduğu vadi üzerinde bir de Şarap imalathanesi kurulu olduğu ve bunlardan hareketle buraya Şarbana adının da verildiği söylenmektedir.
Bugünkü Şenpazar isminin 1968 yılında Türk Dil Kurumunun aldığı karara uyarak, halkın teklifi üzerine İl Genel Meclisince kabul edilerek değiştirilmiştir.

Akarsular
Şenpazar Çayı, Değirmen Çayı, Fabrika Deresi, Göcet Deresi, Küpçüler (Tatlıca) Deresi.
İklim
Şenpazar, tipik Karadeniz iklimi etkisi altındadır. İlçenin denize yakın olması, iklim açısından deniz iklimi özelliği sağlamaz. Daha çok kırsal iklim özelliklerini taşır. İlçe ile deniz arasında bulunan yüksek dağlar, ilçe ikliminin kıyı şeridi özelliklerini taşımasını önler. Tüm bunlara karşın ilçede ılıman bir iklim gözlenir.
Yağış açısından İlkbahar ve Sonbahar mevsimlerinde yağmur görülmekte ve yağış oranı il merkezine göre iki katına çıkmaktadır. En bol yağmur alan ay Nisan ve Kasım ayları olarak görülmektedir.Kar yağışı, genelde tüm kış mevsiminde görülmekle birlikte, en fazla karın yağdığı aylar Ocak ve Şubattır.Genellikle kar yağışı fazla olan ilçede bazı dönemlerde kar kalınlığı 1,5 m ile 3,5 m arasında olmaktadır.
İlçe ekonomisi
Toplam yüzölçümü 21,000 hektar olan Şenpazar’da sadece 5,800 hektar alan tarıma elverişlidir. Bu sebepten ilçede tarım ve hayvancılık, bir gelir kaynağı olmaktan uzaktır.
İlçe merkezinde esnaflık, ticaret, marangozluk ve mobilyacılık alanlarında faaliyetler sürmekte, sanayi bakımından gelişmemiş olan Şenpazar’da, oto tamirciliği, soğuk demir-doğrama atölyeleri diğer iş kollarındandır. Arazisinin büyük bölümü ormanlık alanla kaplı olan Şenpazar ağaç ve ağaç ürünlerinin değerlendirilmesine ilçenin ekonomik kalkınması gözüyle bakılmaktadır.

Yöresel yemekler
• Un çorbası
• Ayva aşı
• Pekmezli fasulye
• Pıhtı
• Diken ilmeği
• Islama
• Gaygana
• Bazlama
• Bişi ekmek
• Nalak
• Avuz
• Çullama
• Delioğlan sarığı
• Deve kulağı

Gezip görülecek yerler
• Şehriban Çayı
• Fabrika Deresi
• Poyracık Şelalesi
• Dağlı Kuyuluca Mağarası

• Değirmenbaşı suyu
• Yaslı Kız
• Oniki kardeşler
• Erenler Türbesi
• Kırk Merdiven
• Bezez Kalıntıları

Şenpazar Belediye Başkanı Suat Saygın
Diyor ki;

Şenpazar İlçemiz Küre Milli parkları sınırları içinde Dünyanın korunması gereken 100 sıcak bölgesinden biri ve dünyanın 13. Türkiye’nin ilk Panparks belgesi alan, yeşilin binlerce tonunu barındıran, Kızılcasu ormanlarını, dağları her iki yandan bıçak gibi ayırarak Karadeniz’e kavuşma sevdasındaki Şehriban Çayı’nın doğaya hediyesi Şehriban kanyonu, ormanın derinliklerine derinlik katan Dağlı Kuyuluca Mağarasını, Poyracık Şelalesini ve onlarca doğa güzelliklerini içinde barındıran, Kardelenler içindeki Şenpazar ilçemize şehir monotonluğundan uzaklaşarak doğa ile iç içe olmak isterseniz sizleri de bekleriz…

Suat Saygın kimdir?
1958- Şenpazar Kuztekke mahallesi doğumlu olan Saygın, 1977 yılında Ankara Üniversitesi Kastamonu MYO’dan tekniker olarak mezun oldu.
Askerliğini 1981 Yılında kısa dönem olarak Erzincan 59. Topçu Tugayında yaptı.
Çeşitli şirketlerde üst düzey yöneticilik yapan başkan Saygın, Kimya alanında kendi işini kurdu. Başta Kas-Der olmak üzere çok sayıda STK bünyesinde önemli görevlerde bulundu. Bazı siyasi partilerde de görev alan ve 2009 mahalli seçimlerinde aday olduğu Şenpazar belediye başkanlığını kazanan Suat Saygın evli ve bir çocuk babasıdır.

Şenpazar Kaymakamı Levent Yetgin
Aslen Malatyalı olan kaymakam Yetgin, 1979 yılında Siirt’te doğdu. 2003 yılında İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bölümler Fakültesi – Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu.
2001-2003 yılları arasında Sosyal Güvenlik Kurumu’nda çalıştı.2007 yılında Malatya Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare mesleğine başladı. Sırasıyla Aydın-Karacasu, Konya-Yunak, Burdur-Tefenni ilçelerinde vekil kaymakam olarak görev yaptı.
Dil eğitiminin ardından Almanya İdare Sistemi üzerine Alman Federal Devleti, Baden Württemberg Eyaleti Schwöbischhall’de ve diğer bazı Avrupa Birliği ülkelerinde inceleme ve araştırmalarda bulundu.
2010-2012 yılları arasında Bursa -Büyükorhan’da görev yapan Levent Yetgin, İçişleri Bakanlığının 10.08.2012 tarih ve 14995 sayılı kararnamesi ile Şenpazar Kaymakamlığına atandı, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Asi çiçek Kardelen’in öyküsü
Şenpazar denince akla ilk gelen Kardelen çiçeği, güçlü olmanın, direnişin ve saflığın sembolüdür… Soğuğa ve buz tutmuş toprağa kafa tutan, yaşamını sürdüren, zarif ve bembeyaz rengiyle yaşam mücadelesi veren bir nadide bir bitki. Adı bu bitkiyle özdeşleşen Şenpazar’da her yıl Kardelen ve Kültür Festivali düzenleniyor.
İşte aşk şiirlerinin vazgeçilmez çiçeği kardelenin hazin öyküsü:
Asırlar önce birbirini çok seven iki çiçek varmış. Bunlardan erkek olan, sevgilisini o kadar çok seviyormuş ki, baharda açtıklarında diğer çiçeklerden onu kıskanıyormuş. Buna dayanamayan erkek çiçek, baharda binlerce çiçeğin içinde açmak ve kalabalığın içinde kaybolmak yerine kışın dondurucu soğuğunda açarak, canından çok sevdiği sevgilisini daha fazla görmeyi hayal etmiş. Yine bahar gelmiş tüm çiçekler toprağı yedi renge boyamış. Erkek çiçek, kışın kurduğu hayallerini anlatmış. Dişi çiçek de sevgilisinin fikirlerini çok beğenmiş ve bir dahaki sefere hiç kimsenin açmaya cesaret edemediği, kışın dondurucu soğuğunda açmak için sözleşmişler. Bahar bitmiş, yaz geçmiş ve kış gelmiş. Sevgilisine kavuşma hayalleri ile yerinde duramayan erkek çiçek, karın bir yorgan gibi kapladığı toprağı delerek yeryüzüne çıkmış.
Bembeyaz karlar içinde o renkleriyle göz kamaştıran sevgilisini aramış, aramış, aramış… Ama bulamamış. Ümidini yitiren erkek çiçek bir süre sonra üzüntüsünden boynunu eğmiş ve soğuğun şiddetine daha fazla dayanamayarak ölmüş…
İşte o günden sonra aşkı için kışın dondurucu soğuğuna bile aldırmadan karların içinde açan çiçeğe kardelen ve ona sadık kalmayıp aldatan sevgiliye de hercai adı verilmiş… Bu hikâye insanları çok etkilemiş olacak ki, o günden sonra kardelen ve hercai adına sayısız şiirler yazılmış ve şarkılar bestelenmiş. Eski çağ bilginlerinin kardelene süt çiçeği adını vermelerinin sebebiyse, onun o yıllarda bilinen en beyaz çiçek olmasından kaynaklanıyor. Rengi ve görünüşü nedeniyle kardelen, her zaman saflığı, temizliği sembolize etmiştir. Bu nedenlerle, çeşitli yabancı dillerde saflığın çiçeği, gelin çiçeği gibi isimlerle anılmıştır.

HAZIRLAYAN: Murat Güven

Bu yazı içeriğinin tüm hakları www.istamonu.com’a aittir. İzinsiz yayınlayanlar hakkında hukuki işlem başlatılacaktır

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

İstamonu ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Esan Akü