featured

Hemşerimiz Disneyland Kuruyor.

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnternet gazetesi Kastamonu Postası’nın yazarlarından hemşerimiz Mustafa Afacan İnebolulu iş adamı Hasan Gürsoy’un İstanbul’daki dudak uçurtan yatırımlarını konu aldığı yazısın da önemli ip uçlarına yer vererek Kastamonulu iş adamlarının Kastamonu’yu ne zaman sahipleneceğini sordu.
…………….İşte O yazı

Evvela lafa Amerikalıdan başlayalım…
Disneyland’i kuran gariban arkadaştan.

Hepinizin yakından tanıdığı…
Walt Disney’den.

Gazeteciydi…
Kansas City’de gazete gazete gezip, çizdiği bi bavul karikatürü satmaya çalışıyordu.

Tam bi “Çayı sıra gidip yolu sıra gelmeydi” yaptığı aslına bakarsanız…
Her çaldığı kapı yüzüne kapanıyordu çünkü.

Üstelik yazı işleri müdürlerinden yediği laf da cabası…
Alayı ağız birliği etmişti adeta, önce inceden giydiriyorlardı, her gün karşılarında görmeye başlayınca nezaketi filan bi kenara bıraktılar, çizdiği karikatürlerin beş para etmediğini, iyisi mi kendisine başka iş tutmasını direkt söylemeye başladılar.

Yılmadı…
Ama bir daha gazetelere gidecek yüzü de kalmamıştı.

İşte tam o sırada…
Allah acımış olsa gerek, mahallesindeki kilisenin rahibi gazetecilerin kapı dışarı ettikleri adamı buyur ediverdi.

“Gel” dedi, “Baştan konuşalım ama çok para veremem”…
Kilisedeki ayinleri çizmesini istiyordu.

İyi de nerede çizsindi?…
Stüdyo lazımdı birader.

Sıkı durun şimdi…
“Madem stüdyo lazım, işini görür mü bilmem ama kilisenin arkasında kullanmadığımız bir depo var, bak bi, işine yararsa git orada çiz” dedi rahip hazretleri.

Bi hevesle koştu…
Kapısını bir açtı ki, o da ne, deponun sakinleri o dakka üzerine hücum etti.

Farelerin hakimiyetindeydi depo…
Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Anlaşma yaptılar, depoyu beraber kullanacaklardı.

Hatta o farelerden biriyle dost bile oldu zamanla…
Fareye, “Mickey Mouse” adını verdi.

Hikâyenin gerisini biliyorsunuz zaten…
Walt Disney adıyla maruf Walter Ellas Disney, kardeşiyle birlikte yapım şirketi kurdu, özellikle çocuk filmleri yaparak dünyanın en büyük film üreticilerinden biri haline geldi. Şirketinin yıllık cirosu, hayal edilemiyor desem yeridir. 48 kere Oscar’a, 7 kez Emmy’e aday oldu. Film yapımcılığı yanı sıra temapark isimli Disneyland’lere de imza attı, hem de kaç tane.

1966’da gırtlak kanserinden yaşama veda eden Disney’e…
Mickey Mouse sayesinde fareleri sevimli bir hayvana sokmasından dolayı sanırım ne kadar rahmet okusak azdır.

Kastamonulu Walt Disney…

Amerikalıyı anlattık…
Şimdi sıra Kastamonulu Walt Disney’de.

Hepiniz onu da biliyorsunuz gerçi…
İstanbul’daki işadamlarımızdan Hasan Gürsoy.

Baktım, basın ondan “Doğma büyüme Süleymaniyeli” diye bahsediyor…
E o halde biz de hikâyenin Kastamonu güzergâhını es geçip, Süleymaniye tarafını yazalım.

Süleymaniye deyince de…
E illaki Mimar Sinan.

Sinan’ın ömrü bi yanıyla da yaşadığı vefasızlığın öyküsüdür…
Hatırlatayım kısaca. Su krizi baş gösterir İstanbul’da, çözse çözse Sinan çözer bu krizi derler, Kanuni, Sinan’ı çağırır, “Çözüle” der, Sinan işe girişir, çeşmelerden şarıl şarıl su akmaya başlar, mesele çözülür, Kanuni, o dakka fetvayı basar, “Kimse çeşmelerden evine su çekmeye kalkmasın” der, sadece, Sinan çekebilecektir, fetvaya ayrıyeten yazılır.

Gel zaman git zaman padişah değişir…
99 yaşındaki Sinan’ı tuttukları gibi iki kolundan doğruca padişahın huzuruna çıkarırlar, suçu büyüktür, evine su çekmiştir çeşmeden. Fetva hatırlatılsa da kâr etmez, su kesilir, Sinan’ın ölüm döşeğinde dudaklarına bir damla su anca çeşmeden getirilebilir.

İşte o Sinan’ın bir vasiyeti vardır…
“Evinde aşure pişirilerek fakirlere dağıtılmasını” istemişti. E evindeki suyu kesen zihniyet, illa bu isteği de yıllarca es geçti, aşure filan hak getirdi.

Taa ki…
Hemşerimiz, doğma büyüme Süleymaniyeli Hasan Gürsoy’a kadar.

Kazanlarda pişirtti aşureyi…
Mimar Sinan türbesinde halka dağıttı.

Vasiyet her yıl…
Muammer ayının 10’unda tekrarlanacak.

Gelelim hemşerimizin Disneyland’ine…

Kastamonulu Gürsoy Grup işbirliğine gittiği Bayraktar Grup ile…
Cumhuriyet tarihinin en büyük perakende yatırımlarından birini imza atıyor.

Geçtiğimiz yıl eylül ayında başladıkları ve önümüzdeki yıl 23 Nisan’da bitirecekleri proje ile…
Ülkemizin ilk temalı parkı olacak olan, Vialand’ı kuracaklar.

Eyüp ve Gaziosmanpaşa belediyelerinin sınırları içinde yer alan 600 bin metrekare alanda yapılacak olan “Vialand AVM Disneyland”…
Bir milyar liraya mal olacak.

600 bin metrekare alanı zihninizde canlandıramıyorsanız yardımcı olayım?…
Yan yana yüz futbol sahası.

Ortaya çıkacak tesis gördüğünüz üzre “Alışveriş Merkezi” olmaktan çıkmış…
“Alışveriş Bölgesi”ne dönmüş.

İnşaatın yapımında 1000 işçi, tesis hizmete girdikten sonra 4000 kişi, destek sektörlerle birlikte 20 bin kişi ekmek yiyecek…
Ülkemizin en büyük eğlence ve alışveriş merkezi olacak.

Yıllık 30 milyon insanın adım atması beklenen merkezin…
İstanbul’un yerli ve yabancı turist sayısını da yıllık yüzde 15 artıracağı ifade ediliyor.

Haa bu arada televizyon reklamlarından aşinasınızdır Venedik’i ayağımıza getirecek olan İstanbul’da yapımı süren Viaport Venezia konutlarına…
Haberiniz olsun o da, Gürsoy-Bayraktar işbirliğinde göğe yükseliyor.

Fıkra…

Lafı biraz gülümseterek biraz da düşündürerek bağlayayım…
Meşhur fıkradır, yavru kutup ayısı habire babasına soruyormuş, “Baba, ben kutup ayısı değil miyim?” diye. Babası da, “Kutup ayısısın diyormuş”. Bir değil iki değil, yine aynı soru ile karşılaşınca patlamış, “Kutup ayısısın dedik ya, ne ikide bir kafa ütülüyorsun” diye. Yavrucuk parpıyı yiyince kafasını önüne eğmiş, kayıtsız bir tavırla, “İyi de, üşüyorum mına koyum” demiş.

Allah daha çok versin, yollarına çakıl taşı bile çıkarmasın dünyanın dört bir tarafındaki hemşerimiz varsıl işadamlarımızın…
Ancak, bazen kafama takılıyor, madem hepimiz Kastamonuluyuz, e o halde bu şehir neden yıllardır kalkınmaya muhtaç.

Yoksa…
Burası Kastamonu değil mi?
12.06.2012
MustafaAFACAN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

İstamonu ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!